Sayfa 5/14 İlkİlk ... 34567 ... SonSon
106 sonuçtan 33 ile 40 arası

Konu: dini sohbet

  1. #33
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    ey nefsim sözüm sana...
    Bir zat, bir keresinde, gözleri kadına baktı. Buna çok pişman olan zat, O günden sonra ölene kadar bir daha soğuk su içmedi.



    Hasan bin Ebu Sinan (K.S) bir köşkün önünden geçerken kendi kendine; -Bu ne zaman yapılmış acaba! diye sordu. Sonra yine kendi kendine;-Sen neden üzerine lazım olmayan ve vazifen olmayan işlere karışıyorsun? dedi ve bunun için bir gün oruç tuttu.



    Ashab-ı kiram Temim-i Dâri (R.A): Bir gece teheccüd namazına kalkamadı. Bunun yüzünden bir yıl yatağa yatmadı.



    Görüldüğü gibi, abidler, alimler, evliyalar ve sahabeler dahi nefislerini terbiye edebilmek ve onun esiri olmamak için türlü çareler aramış ve ona türlü türlü cezalar vermişler



    Ey nefsim!
    Eğer günahlarda ısrar edersen, sana bu dünyada aklına gelmeyen cezalar verecek ve seni perişan edeceğim. Çünkü sen, bu dünyada biraz perişan olmaz ve kendini sıkıntıya sokmaz isen senin yüzünden ahirette bin pişman, üzgün ve perişan olacağım, diye nefsimizi azarlamalı ve gerektiği zaman ceza vermeliyiz


  2. #34
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    Cehennemin en pis kokan yeri
    * Kendini olduğundan fazla gösteren kimse, kendi durumunu inkâr etmiş olur.

    * İnsanlar, fakir olmaktan korkarak dünyalık için çalıştıkları kadar, Cehennemden korkup, korunmak için çalışsalardı, mutlaka Cennete giderlerdi.

    * İnsanlar zaruret diyerek, yiyecek kazanma peşinde koşarlar. Halbuki esas zaruret günahlardan kaçınmaktır. Fakat çokları bundan kaçınmayıp, yiyecek peşinde koşarlar.

    * Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez.
    * Gafillerden, cahillerden ve yaltakçılardan uzak dur!

    * Oruç tutmak, Allahü teâlânın sıfatıyla sıfatlanmaktır. Zira Allahü teâlâ yemekten ve içmekten münezzehtir.

    * Bir kimse bir nimete kavuşur da bunun şükrünü yapmazsa, o nimet elinden gider de, o kimsenin haberi bile olmaz.

    * Şu üç şey Allahü teâlâyı çok üzer: 1- Vakti boşa geçirmek, 2- İnsanlarla alay etmek, 3- Gıybet etmek.

    * Cehennemin en pis kokan yeri, zina yapanların bulunduğu kısmıdır!

    * Allah’tan başka her neye taparsanız, hepsi hiçtir. Yazıklar olsun o kimseye ki, bir hiç iledir.

    * Bir şeye ihtiyaç duyulduğu halde, çalışıp onu temin etmemek, çoluk çocuğu perişan bırakmak, cahillik ve tembelliktir.

    * Bir haber duyduğunuz zaman onu nakletmek için değil, ona uymak için iyi anlayıp düşünün! Çünkü ilmi rivayet edenler çoktur, fakat riayet edenler pek azdır.

    * İşin esası üç şeydir: Helal yemek, ahlak ve amelde Resulullaha tâbi olmak, her işi yalnız Allahü teâlânın rızası için yapmak.

    * Kulluğun en güzeli; kulun Allahü teâlânın verdiği nimetler karşısında, şükürden aciz olduğunu bilmesidir.

    * Kim ilmi ararsa; öğrenir ve günah işlemekten korkar ve ondan kaçar. Günahtan kaçan ise, kıyamet günü cezasından kurtulur.

    * Günahlar gizli olarak işlenirse; bunun zararı, günahı işleyenleredir. Lakin açıktan işleniyor ve buna mani olunmuyorsa, bunun zararı herkesedir.

    * İntikam alıp da sonunda pişman olmaktansa, affedip de pişman olmak benim için daha sevimlidir.

    * Fakirlik, haline şükredip, kimseye şikayet etmeyerek ihtiyacını gizlemektir.

    * Bedbaht kişi, unutulmuş günahlarını açığa vuran kimsedir.
    * Ölüm gelmeden hesabınızı yapınız! Tevbe ediniz ki, affa kavuşasınız.


  3. #35
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    Aşk Denen Şey
    İnsan nefsi güzel şeylere bakmaya düşkündür.
    Göz kalbin elçisidir.Onun tarafından görevlendirilir. Güzel ve manzaralı birşey bulmuşsa memnuniyet duyar.Fakat göz çoğu defa, kalbin başını belaya sokar.Zira öyle güzelleri haber verir ki . ne hepsini elde etmeye,ne de ayrılıklarına tahammüle kalbin gücü yeter...

    Bakışlarını Allah'ın izni haricinde salıverenlerin hasretleri devamlı olur. Çünkü bakmak, sevgiyi doğurur ve kalp bir alakaya sahip olur.Sonra bu alaka kuvvetlenir;vurgunluk derecesine varır. Ve kalbi kaplar.Göz bakmaaya devam ettikçe, vurgunluk hali, kalpten ayrılmayacak bir sevgi halini alır. sonra bu aşırı sevgi,aşka döner ve çılgınlık halini alır.Artık kalp köle olmuştur.Ve layık olmayana kulluk etmeye başlar.Bütün bunlar bakmanın cinayetidir.
    Bir kral iken, şimdi bir esirdir o...

    Kalp düştüğü haller için gözden dert yanar.

    Göz ise:"Ben senin memurundum.Bana görev veren sendin." der.


  4. #36
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    AĞLA KENDİNE
    Ağla kendine... Ben Müslümanım deyip de ,islamiyeti yaşamadığında
    Ağla kendine...Kardeşlerin aglarken senin kahkaların yükselince, onlar yokluk çekerken sen nimetleri küçümserken
    Ağla kendine... Nefsinin arzuları önünde zayıf görünce, günahların önünde mükemmel olunca
    Ağla kendine... Münkeri görüp de inkar etmediğinde ,hayırı görüp de hakir gördügünde
    Ağla kendine... Film tesirinde kalıp da akıttıgın göz yaşlarına, Kur'an-ı Kerimi duyup da tesirinde kalmadığında
    Ağla kendine... Yalan dünyanın peşinde koşarken Allah'a itaatte kimseyle yarışmazken
    Ağla kendine... Namazın ibadetten adete, rahatlık saatinden sıkıntıya dönüşünce
    Ağla kendine... Eşarbını toplum gereği örtündügünde , seni mecburen setrettiginde

    Ağla kendine... Vaktini boş yere heder ettiginde, hesabı bilip de gaflette oldugunda

    Ağla kendine... İbadetlerde lezzet ve huzuru bulamadığında
    Ağla kendine... Sıkıntılarını hüzne boğduğunda, gecenin yarısına sahip oldugunu bildigin halde
    Ağla kendine... Yanlış yolda oldugunu idrak ettiginde , ömrünün çoğu boşa geçtiginde
    Ağla kendine... ALLAH (cc) için akmayan göz yaşlarına , ALLAH (cc) için atmayan adımlarına

    Ağla kendine... Rabbine güzel bir dönüşle tövbe ederek yeni bir sayfa açarak

    Sen de bilirsin ki tövbe kapısı açıktır
    Can boğaza gelmedikçe

    Ağla ki gözyaşların katılaşmış kalbe bir sel gibi aksın güller açsın yüreklerde
    Ağla ki bu dünyada ukbada akmasın gözlerden yaşlar.


  5. #37
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    Ölümün güzel sözleri


    Ölüm; doğduğum ilk andan beri alnıma yazılmış, rengini bilmediğim bir yazı. Nasıl
    oluyor da hayat akıp gidiyor avuçlarımızdan, geçmez dediğimiz anlar bile yılların arasına sıkışıp gidiyor. Hep bir yerlere yetişmenin peşinde koşmaktan, ölüme koştuğumuzu anlayamıyoruz. Boynumuza doğduğumuzda taktığımız o ipin çekilme vakti geldiğinde şaşkınlıktan alamıyoruz kendimizi. Hiç aklımıza gelmeyen ölüm karşımıza dikildiğinde sanki çok uzun yıllar önce tanışmış ama yıllardır görmediğimiz biriyle karşılaşmış gibi oluruz. Tabi böyle bir ölümden Allah muhafaza etsin…


    Nice ölümler vardır ki hasretle beklenir…
    Nice ölümler vardır ki sevda ateşi gibidir…
    Nice ölümler vardır ki sevgiliye kavuşmaktır…
    Rabbine kavuşmak için geçen bir ömrün son
    hasret demlerine şahit oldum.

    Acaba Berat Gecesi'nde ömrümüze ne kadar vakit biçildiğini ya da biçilen o vaktin bize haber verildiğini düşünebilir misiniz? Yoksa tüyleriniz mi ürperdi?

    Bir Berat akşamı melekler etrafınıza toplansa, üç Berat'ın kaldı deseler
    "Elhamdülillah, Rabbim sana kavuşmaya az kaldı." mı dersiniz yoksa telaşa mı kapılırdınız ya da hiç umursamaz mıydınız

    Öyle bir an gelecek ki, biz daldığımız dipsiz kuyunun karanlığındayken, ölümün gözleri parlayacak; o an ya çok korkacağız ya da kurtuluş en büyük sevincimiz olacak. Necip Fazıl ne güzel de dillendirmiş bu hâli:

    "O dem ki perdeler kalkar, perdeler iner,
    Azrail'e hoş geldin diyebilmek de hüner"

    Böyle bir hünerimiz var mı acaba?

    Ölüm ve ötesi aklıma geldiğinde bir korku düşer içime,
    Üstad'ın dediği gibi:

    "İşaret bekliyorum yağız atım eğerli
    Yanarım sorarlarsa ne getirdin değerli"

    Ölümü unutmam diyemem; ama unutmamak için elimden geleni yapmam gerekiyor. Eğer bir gün Azrail'in gelişi şaşırtırsa beni ve bu şaşkınlığın yanında, eşantiyonu korkuysa eğer, Eyvah! demek gelir içimden geçen ömrüme. Ama şaşkınlığın yanında bir demet gül, bir taş zemzem getirirse Azrail, dilimde şahadet, kalbimde imanım ve karşımda Resûl olursa eğer, başıma taçlar takarsa, dilimde ve kalbimde bir hamd DEĞMEYİN KEYFİME

    alıntı


  6. #38
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    Kahvenin Önemi!!
    Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesorlerini ziyaret için bir araya geldiler.
    Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayetlenmeye döner. Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir. Herkes bir bardak seçince, profesor şöyle söyler;

    ''Farketttiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.

    Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç birşey katmaz.

    Çoğu zaman , sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız. Şunu bir düşünün:

    Hayat kahvedir. İş, para ve toplumdaki konumumuz da bardaklar. Onlar hayatı tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardaklar yaşadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak Allah' ın sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın!..En mutlu insanlar herşeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar. Basit yaşayın. Cömertçe sevin. Birbirinize derinden itina gösterin... Nazik olun. Gerisini Allah'a bırakın...



    Dünya, kötülük yapanlar yüzünden değil, sayıları daha çok olduğu halde,
    seyirci kalıp hiç birşey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir...
    ALBERT EINSTEIN


  7. #39
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    ÜÇ ŞEYDE YANILAN İFLAH OLMAZ
    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

    Eş, iş, arkadaş... Bu üçünde yanılan iflah olmaz. Ben onu düzeltirim der; ama düzeltemez. Kendisi onun gibi bozulur. Bir sepet sağlam incirin içine, bir tane çürük incir koysanız hepsini bozar. Bir sepet sağlam incir o bir çürüğü sağlam yapamaz.

    Dünyada aziz olmak isteyen, diline sahip olsun.

    Kötü insanlarla arkadaşlık yapan, iyi kimselere suizan eder.

    İnsanların bilgilisi, insanların bilgisinden yararlanıp kendi bilgisini artırandır.

    Dört yerde dört şeyi korumak, iki şeyi unutmamak, iki şeyi de unutmak gerekir.

    Korunacak şeyler: Namazda gönül, halk içinde dil, yemekte boğaz, el evinde göz.

    Unutulmayacak şeyler: Allah'ın büyüklüğü ve ölüm.

    Unutulması gerekenler: Birine ettiğin iyilik ve sana yapılan kötülüktür.

    Cemaatte rahmet vardır. Bir cemaatte bir kişi, Allahü teâlânın sevgili kuluysa, duası makbul ise, onun hürmetine Allahü teâlâ hepsini affeder.

    İmanın temeli, hubb-i fillah ve buğd-i fillahtır. Yani, sevmesi de, sevmemesi de, Allah için olmaktır.

    Müslüman, Allahü teâlânın seçtiği sevdiği insandır. Onun seçtiğini ben seçmiyorum, Onun sevdiğini ben sevmiyorum denir mi, hiç böyle şey olur mu?

    Kur'an-ı kerimin asıl tefsiri fıkıhtır. Ne yapılacak, nasıl yapılacak, nasıl korunacak, bunlar fıkıh ilmiyle mümkün olur. Dini bilmeden imanı korumak zordur.

    Hadis-i şerifte, (En hayırlınız, Kur'anı öğrenen ve öğretendir) buyuruluyor. Bunun bir manası da, Kur'an-ı kerim İslamiyet demektir. İslamiyet'i öğrenen ve öğreten en hayırlınızdır demektir. Burada öğreten kelimesi önemli, yani doğru öğrendiğini doğru öğreten demektir. Kafasından konuşan değil!

    Nasıl kii bedenin rızkı varsai ruhun da rızkı vardır. Nasıl ki, bedenin rızkı verilmezse hastalanır, sonunda ölür ise, ruhun rızkı da verilmezse hastalanır ve zamanla ölür. Ölmesi, Allah korusun, kâfir olması demektir. Namaz ve diğer ibadetler ruhun rızkıdır. Büyüklerin sözleri, kitapları da ruhun rızkıdır.

    İki şeyden kaçınmalıdır: Çok yemekten ve çok konuşmaktan.

    Sabır, Allahü teâlâyı kullara şikâyet etmemektir.

    Gömleğin ilk düğmesi yanlış bağlanınca, diğerleri de yanlış gider. Neticeyi değiştiremezsiniz; ama başlangıcı değiştirmeniz mümkündür.

    Tedbir almamak kibirdendir.


  8. #40
    Üye tarihi
    11.Temmuz.2013
    Mesajlar
    1,720
    Tecrübe Puanı
    14
    <Özgürlük>>
    Adamın biri ''bilge kral'' olmakla şöhret bulan krala gidip sorar:''Efendim söyleyin bana!Hayatta özgürlük var mıdır?''Kral ''Elbete!''der,''Kaç bacağın var senin ?''Adam soruya şaşırarak''İki efendim!''der.Kral ''Pekala,tek bacağının üstünde durabilir misin?''diye sorunca''Elbette!''diye cevap verir adam.Kral ''O halde hangi bacağının üsatünde duracağına kara ver!.''ADam biraz düşünür ve sol bacağının üstünde durmaya karar verir.''Tamam!''der kral''Şİmdi de öteki bacağını kaldır!:''Adam ''Bu imkansız diye şaşkınlığını belirtir.''Gördün mü?der kral,

    ''ÖZGÜRLÜK BUDUR.Sadece ilk kararı almakta özgürsün.Ondan sonrasında değiL.Hayat hata kabul etmez!İlk kararın doğruysa işler yolunda gider.Fakat yanlış bir karar aldıysan herşey zincirleme yanlış gider.Bundan böyle isabeli kararlar alıp onları hızla hayata geçirmeye dikkat et!''


Sayfa 5/14 İlkİlk ... 34567 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •