Sayfa 10/11 İlkİlk ... 891011 SonSon
83 sonuçtan 73 ile 80 arası

Konu: dini sohbet

  1. #73
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    selam vermek bir duadır

    Bir selam ile selamlandiginiz zaman siz de ondan daha guzeli ile selamlayin; yahut ayni ile karsilik verin. Suphesiz Allah, her seyin hesabini arayandir." [Nisa suresi: 86.ayet]

    Selam; karsidaki insanin Allah'in rahmetinden feyizlenmesi icin bir mu'minin, diger mu'min kardesine yapmis oldugu bir duadir. Bu sebeple dinimizde selam vermek cok buyuk sunnetlerdendir. Kur'an-i Kerim'de de bu konuyla alakali bircok ayet vardir. Mu'minler cennete girerken onlarin selamlarla karsilacaklari belirtilmis, Allah'in Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e bircok yerde selam verdigi anlasilmistir.

    "Ayetlerimize inananlar sana geldiginde onlara deki: Size selam olsun" (El-En'am, 6/54.)

    "Elcilerimiz (melekler) Ibrahim'e mujde getirdiler ve "sana selam olsun" dediler." (Hud, 11/69)

    Ahiret hayatinda da selamlasmanin ayni kelimelerle yapilacagi belirtilir. "Melekler: "Sabrettiginize karsilik size selam olsun..." derler." "Iman edip de iyi isler yapanlar, Rablerinin izni ile icinde sonsuza kadar kalacaklari altindan irmaklar akan cennetlere sokulacaklardir. Orada birbirleriyle karsilastikca soyledikleri soz "selam"dir. (Ibrahim, 14/23; bk. Yunus, 10/10)

    "Onlar meleklerin "size selam olsun. Yapmis oldugunuz iyi islere karsilik cennete girin" diyerek, tertemiz bir sekilde canlarini aldiklari kimselerdir." (en-Nahl, 16/32)

    "...evlere girdiginiz zaman, Allah tarafindan mubarek ve pek guzel bir yasama dilegi olarak kendinize (birbirinize) selam verin. Iste Allah, dusunup anlayasiniz diye size ayetleri boyle aciklar." (Nur suresi: 61)

    'Ey inananlar! Evlerinizden baska evlere izin almadan, selam vermeden girmeyiniz. Eger dusunurseniz bu, sizin icin daha iyidir.' (Nur suresi: 27)

    Selamin Islam toplumunda yayginlastirilmasini emreden Allah elcisi, bir hadisinde bunun toplumsal sonucunu soyle aciklamistir:

    "Ruhumu kudret elinde tutan Allah'a yemin olsun ki, siz iman etmedikce cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikce de iman etmis olmazsiniz. Yaptiginiz zaman birbirinizi seveceginiz bir ameli size haber vereyim mi? Aranizda selami yayiniz."

    hadis-i serifine binaen selam verme dinimizde buyuk bir onem arzetmistir.

    Dinimize gore selam vermek "Selamun Aleykum" veya "Selamun Aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu" demektir. Hanefi mezhebine gore selam vermek buyuk bir sunnet olup, selam almak vaciptir. Bir kisi bir zumreye selam vermisse; o zumreden bir kisi selama icabet ederse herkesin uzerinden vacip hukmu kalkmis olur. Ama kimse selami almaz ise herkes yukumlu olmus olur.

    Gunumuzde kullanilan "hayirli sabahlar", "hayirli aksamlar", "iyi gunler", "iyi aksamlar", "gunaydin" veya "tunaydin" gibi deyimler, selam verilenler uzerinde huzur, guven ve esenlik meydana getirebilirse de "Islam'a ait selam"in yerini tutmadiginda aciklik vardir. Belki bu deyimler asil selamlasmadan sonra dua ve temenni niteliginde soylenebilir.

    Selamlasma dil ile olmalidir. Bu konuda Tirmizi'nin bir rivayetinde Hadis-i Serifte:

    'Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin, cunku Yahudilerin selami parmaklarla isarettir, Hristiyanlarin selami da avuclarla isarettir.'

    denmistir.

    Selam vermek toplumuzda oldugu gibi sadece bir yere girerken degil, ayni zamanda bir yerden cikarken de yapilmasi gereken bir harekettir. Bir yere girerken verilen selamla cikarken verilen selam arasindaki fark bir Hadis-i Serif'te bakin nasil belirtilmis:

    'Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam ikinciden evla degildir. (ikisi de ayni derecede ehemmiyetlidir.) (Tirmizi)

    Bos bir yere, eve veya camiye girdigimizde bile selam vermek sunnettir. Umulur ki; orada bulunan melekler veya mu'min cinler bulunur da; selama cevap verirler.Selam bir duadir; boylece hic bilmedigimiz ve gormedigimiz ama varliklarina inandigimiz meleklerin ve cinlerin dualarini uzerimize almis oluruz.


    Selamlarin en guzeli Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sallalahu alehi ve sellem)'in uzerine olsun.


  2. #74
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    Sakıp Sabancı'nın 48Öğüdü
    1.Nasıl bir “Güç” arıyorsunuz? Onu Bilin. Güce sahip olduktan sonra ise onu iyi kullanın.
    2.Başkasından, özellikle politikacıdan medet, ummayın.
    3.Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün.
    4.Karşınızdakilerin “İnsan” olduğunu hiçbir zaman unutmayın!
    5.İnsanların birer “Makine” olmadıklarını bilin.
    6.Terfi, ödüllendirme ve cezalandırma, başarıya yol açar.
    7.Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adil olun.
    8.“Vicdan Huzuru” başarılı olabilmenin temel şartıdır.
    9.Ayaklarınız her zaman yere bassın. Hiçbir zaman havalarda dolaşmayın. Kendinizi kimseden üstün görmeyin.
    10.Hiçbir işi “Kıyısından Köşesinden Tutmayın”. Yapacağınız iş ne ise, küçümsemeden ona sahip çıkın.
    11.Hayata uyun.
    12.İyilikleri unutmayın. İyilikleri karşılıksız bırakmayın.
    13.Aç gözlü olmayın. “Allahıma Şükür” demesini bilin.
    14.Şans, kader ve kısmet, yararlanmasını bilenler için vardır.
    15.Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.
    16.Dünyanın sizin etrafınızda kurulduğunu sanmayın.
    17.Dostluğa ve arkadaşlığa önem verin.
    18.Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.
    19.Hedefiniz nedir? Onu bilin. Dağılmayın. Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın.
    20.Sağlıklı olun. Sağlık her şeyin başıdır.
    21.Düzenli bir yaşamınız olsun.
    22.Manevi dünyanız zengin olsun. Sonra maddi zenginlik gelir.
    23.Bilgili olun.
    24.Gözünüzü açın.
    25.Risk almayı bilin. Cesur olun.
    26.Güvenilir insan olun.
    27.Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi bilenler ile işbirliği yapın.
    28.Yaptığınız iş farklı olsun.
    29.Müesseseleşin.
    30.İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.
    31.Tasarrufa önem verin. Tasarruf yatırım demektir.
    32.Borç para vermekte, kefil olmakta dikkatli davranın.
    33.“İyiyi” yüreklendirin, alkış verin. “Kötüyü” ayıplayın, ceza verin.
    34. Allah herkese “Bölüşmeyi” nasip etmez. “Bölüşmek” ve “Paylaşmak” kutsal ve keyifli bir iştir. Bölüşmesini bilin. Paylaşmasını becerin.
    35.Kim akıllı üretir ise onun yanında olun. Kim akılsız tüketir ise ondan uzak durun.
    36.Her şeyin bir şeyini, Bir şeyin her şeyini bileceksiniz.
    37.Karınıza ve çocuklarınıza vakit ayırın. Ne kadar yoğun programınız olursa olsun, karınıza ve çocuklarınıza zaman ayırmalısınız. Bu bir zorunluluk değil bir zevktir.
    38.Adınızı temiz tutmaya özen gösterin. Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı isminizi taçlandırsın.
    39.İşbirliği yapacağınız insanları, birlikte çalışacağınız kişileri ve ortaklarınızı seçerken dikkatli olun. Arkadaşlıklarınızı ve dostluklarınızı iyi kurun.
    40.Çıkar uğruna, menfaat bekleyişi içinde, belli kolaylıklardan veya imkânlardan yararlanmak hesabıyla, uygunsuz kişi veya guruplarla ilişkiye girmeyin.
    41.Kişisel çıkar uğruna, geçici kazanç için kimseyi satmayın.
    42.Fikirlerinizden ve değer yargılarınızdan fedakârlık etmeyin. Etmeyin ki önce aileniz ve yanınızda çalışanlar, sonra iş yaptıklarınız ve çevreniz size güvensin.
    43.Şeyh uçmaz. Onu müritleri uçurur. Başarıyı yakalamak, başarıyı sürdürmek, başarıyı ileriye götürmek isteyenler ayaklarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen gösterirler. Çünkü uçan hiçbir şey havada kalmaz.
    44.Hırçın olmayın, hem kendinize hem de başkalarına huzur verin. Hırçınlıklarınızı yenmeye çalışın.
    45.Dost olun, arkadaş olun. Dostunuz olsun, arkadaşınız olsun. İnsan sevdikçe ve sevildikçe mutlu olur.
    46.Yaşamadan ölmeyin. Yaşayarak ölün. Ölümden söz etmek kötü bir şey ama ölüm mukadder son. Her faninin kaderinde var İnsan bu dünyaya bir defa geliyor.
    47.İnsan ölürken yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olurmuş. Son nefesinizde yapamadığınız şeyler için üzüntü duyun.
    48.Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi seçemez.
    Seyyid KEMERKAYA


  3. #75
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    Hiç Kimseyi Hor Görme

    KİMSEYİ HOR GÖRME!



    Rivâyet edilir ki:
    Birgün Îsâ -aleyhisselâm-, İsrailoğullarından sâlîh zannedilen bir kimse ile şehir dışına çıkmıştı. Halk arasında fâsıklıkla meşhûr günahkâr bir adam da büyük bir eziklikle peşlerine takılmıştı. İstirahat için mola verildiğinde bu günahkâr kul, samîmî bir nedâmet ve utanç hâli içinde, gönlü kırık olarak onlardan ayrı bir yere oturdu ve merhametlilerin en merhametlisi olan Hak Teâlâ'nın yüce affına sığınarak:
    "- Rabbim! Şu yüce peygamberinin hürmetine beni affet!" diye duâ eyledi.
    Salih zannedilen kişi ise, onu fark edince küçümsedi, hakîr gördü ve ellerini semâya kaldırıp:
    "Allâh'ım! Yarın kıyâmet günü beni bu adamla birlikte haşreyleme!" diye ilticâda bulundu.
    Bunun üzerine Cenâb-ı Hak Îsâ -aleyhisselâm-'a şöyle vahyetti:
    "Yâ Îsâ, kullarıma söyle; ikisinin de duâsını kabul ettim. Boynu bükük mücrim kulumu affedip kendisini cennetlik kıldım. Halkın sâlih zannettiği kişiye gelince, onu da, benim affettiğim kulumla beraber olmak istemediği için cennetliklerden kılmadım."
    KISSADAN HİSSE:
    İlâhî lânet ve gazaba uğrayanların dışında her ne sebeple olursa olsun Allâh'ın kullarını istihkar (hor görmek), kalbin bir cinâyetidir. Bu cinâyeti işleyenlerse, ilâhî muhabbetten uzak, taş kesilmiş nasipsiz kalblerdir. Esasen bir kimse, başkasını küçümseyip hor görmekle onu alçaltmaktan ziyâde, kendini alçaltıp perîşân etmiş olur. Nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:

    بِØ*َسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ اَنْ يَØ*ْقِرَ اَخَاهُ الْمُسْلِمَ

    "Birinin, din kardeşini hor ve hakîr görmesi, ona günah olarak yeter." (Müslim, Birr, 32)
    Şâir ne güzel söyler:
    Harâbât ehline hor bakma zâhid,
    Defîneye mâlik vîrâneler var


  4. #76
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    Hadİ Bu GÜn Ne Varsa, Kİm Varsa Affedİn!!!!


    Hayatımıza kimler giriyor kimler çıkıyor bir düşünün... Ne çok insan var!Her birinin ayrı derdi, düşüncesi, yalnızlıkları... Hepsi ama hepsi farklı... Kimi boşluklara sürüklenmiş, kimi hayatı yadırgamış, kimi dünyayı cennet yapmaya kalkmış, kimi yeryüzünde büyüklenerek yürür olmuş!İşte böyle iyisiyle kötüsüyle karışık insanlarla beraber yaşıyoruz. Haksızlığa uğruyoruz; ya da öyle sanıyoruz. Kırılıyoruz, küsüyoruz, ağlıyoruz hatta bazen laf anlatamıyoruz... Sizi kimler üzdü bir düşünün. Kimler hakkınıza girdi? Siz kimlerin hakkına girdiniz? Tek tek gözünüzün önüne getirin. Canınız hala yanıyor, hatırladıkça üzülüyor, ağlıyor musunuz? AmA biliyorsunuz ki bunların hepsinin hesabı verilecek!bunları bir kenara bırakalım. Şimdi de cenneti düşünün. Tüm cennetle ilgili ayatleri aklınıza getirin. orayı düşünün. bir süre sonra aklınız bile düşünmeye yetmiyecektir. Söyleyin bana hakkınıza girdiğinizi düşündüğünüz, hakkımı helal etmiyorum dediğiniz insanlarla hesaplaşarak zaman kaybederek cennete mi girmek isterdiniz yoksa kısa zamanda ferahlığa kavuşmak mı? Biliyor musunuz, hayal edin siz ve karşınızda hakkınızı alıcağınız kişi.. mahşer yerindesiniz!Cenneti kazanmak kolay değildir. cenneti tercih etmez misiniz? Hadi bugün aklınıza kim geliyorsa affedin!hadi büyük bir fedakarlık yapın!hadi affedin ki siz de affedilesiniz. Merhamet edin ki merhamet bulasınız. Korkmayın affettiğiniz kişi yine yaptıklarının hesabını verecek. Siz affederek sadece yükselicek ve cennet sahibi olucaksınız. Bıkmadınız mı hala geçmişe dönüp dönüp size yapılanlara üzülmeye? bıkmadınız mı üzerinizdeki ağırlıkları taşımayı? bıktıysanız, hafiflemek istiyorsanız. affedin ve ağırlıklar tek tek üstünüzden düşsün. Böylelikle bunlardan kurtulunca daha sağlıklı olucak, dini gerekliliklerinizi daha güzel ve huzur içinde yapıcaksınız. Şunu bilin ki bu tür üzüntüler insanı kalp rahatsızlıklarına kadar götürüyor ve bedenimiz de bize emanet değil mi? Hadi ne duruyorsunuz kimseler duymadan affedin kim varsa!!!


  5. #77
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    Boyanmış Gözler



    Küçükken, anlamiyorsun etrafinda ne dolaplar dönüyor. Oynuyorsun onlarla, sana yapacaklarindan habersiz, senden çalacaklarindan habersiz, onlar benim arkadasim diyorsun zaten onlarda habersiz sana yapacaklarindan...

    Büyüyünce, anliyorsun herseyi ama ben kapilmam diyorsun, sana dikkat et diyenleride tersliyorsun.

    Kapilmam diyorsun ama lafta kaliyor...
    Ne Aylinler, ne Fundalar, ne Gamzeler görüyorsun bataklikta ama gözlerini boyamislar, batakligi görmüyorsun.

    Hersey ailede basliyor ailede bitiyor... Niye "namaz kil" diyeceklerine niye namaz kilindigini söylemiyorlarki. Niye "el alem ne der" diyeceklerine Allah(cc) ne emir ediyor demiyorlarki...
    Dogru onlara dendimiki desinler.

    Îste basliyor...
    - Basinin tacini aliyorlar! Sen "okulda yasak" diyorsun.
    - Etegini aliyorlar! Sen "e tabi herkes pantolon giyerken ben etek mi giyeyim birsey olmaz" diyorsun.
    - Kazagini bile aliyorlar! Sen "hava çok sicak, herkez bana bakiyor" diyorsun
    - Müslümanligini aliyorlar sende onlara bakiyorsun!!!

    Sonuç....
    Kolsuz ve dar bir badi, kisa ve dar bir pantolon ve yüzünde boyadan bir maske... Yazik
    Bir zamanlar "müslümanim" diyen yariçiplak bir mankene kiziyordun, simdi ondan ne farkin var?
    Simdi ne farkin var kafirden?
    Hani o eski gül? Sen kimlere, nelere özendin be güzelim?
    Bir "sevgili" istiyordun oldu! Ama benimki kadar ebedi mi?
    Ah be Elifim, niye yaktin kendini? Ben seni Allah için sevmistim... Yoldas seçmistim... Niye Hak yoluterk ettin?
    Ben bilemedim! Nerden bileydim?

    Simdi Beka olana siginiyorum, yalvariyorum...
    Sana ve senin gibi nice Eliflere hidayet bagislasin ve beni ve bütün müslüman kardeslerime davalarindan sastirtmasin.


  6. #78
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    İşin delisi olmadıkça velisi olunmaz
    * Sahip olduğunuz nimetlerin kıymetini bilin, şükredin. Şükrederseniz nimetler daha da artar. Şükretmezseniz elinizden alınır. Elinizden alınınca öyle kalmazsınız. O andan itibaren sizde azab-ı ilahi başlar.

    * Nimetler kuş gibidir. Onları şükür ipiyle bağlayın, yoksa uçup giderler.
    * Bir işin delisi olmadıkça, o işin velisi olunmaz.
    * Başarının sırrı sormaktır.

    * Müslümanın bütün işleri dine uygun olmalı. Dine uyan, dünyayı ve haramları sevmez olur. Kalbinde haram işlemek arzusu kalmayınca, kalbine Allah sevgisi dolar. İçindeki su boşalan şişeye, hemen havanın dolması gibi olur.

    * Dünyada, kim kimi severse, ahirette onun yanında haşrolacak.

    * Ehl-i sünnet yolunda olanları, Allah’ın dinine hizmet edenleri sevmek hubbi fillahtır. Kâfirleri, bid’at ehlini sevmemek buğdi fillahtır. Bu, kalben sevmek ve sevmemektir. Dövüşmek ve münakaşa etmek değildir. Hem dostla, hem düşmanla, münakaşa dahi etmemeli.

    * Ehl-i sünnetten kimseye zarar gelmez.

    * Akıl kıymetlidir ancak tek başına senet değildir. Kendi aklına göre hareket etmemeli. Akıl tek başına doğru yolu bulamaz, bulabilseydi Peygamberler gönderilmezdi.

    * Dünyada en mühim, en önemli şey, ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, tatbik etmek ve yaymaktır.

    * Herkes ile iyi geçinin, hiç kimsenin kalbini kırmayın.
    * Şeref-ül mekan bil mekin. [Mekanların şerefi içindekilerle ölçülür]

    * Arkadaş nedir? Seni Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmaya teşvik eden kimsedir.

    * İhtiyaçsızlık azgınlığa sebep olur.
    * Mütevazı olan ne şikayet eder, ne şikayet edilir.

    * Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde de eksilmeyendir.
    * İstediklerini vermediğiniz zaman kızan ve küsen hakiki dost değildir.

    * Başarı nedir? Manisi nedir? Başarı, öldükten sonra ahirette işe yarar şeydir. Ahirette işe yaramıyorsa, o başarı değildir. Manisi insanın kendisidir, yani aklına nefsine uymasıdır.

    * Acılar ve sevinçler paylaşıldıkça insanlar rahat olur.
    * Silsile-i aliyye büyüklerini tanımak ve sevmek dünya ve ahiret saadetlerine kavuşturur.

    * İbadetler insanın vazifesidir. Güzel ahlak ise meziyetidir.

    * Ehl-i sünnet itikadı nimeti güneş gibidir. Sıkıntılar yıldızlar gibidir. Evet yıldızlar var elbet, inkâr edilmez ama göremezsin! Güneşin olduğu yerde yıldızlar yok olur. Yıldızların adı olmaz.


  7. #79
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    Nuh'un gemisinden tavsiyeler


    Hayat hakkinda bilmem gereken herseyi Nuh'un Gemisinden öğrendim..

    Bir : Vapuru kacirmayin.

    Iki : Hepimizin ayni gemide oldugunu asla unutmayin.

    Uc : Ileri donuk plan yapin. Nuh gemisini yapmaya basladiginda henuz
    yagmurlar baslamamisti.

    Dort : Her zaman formda olun. 600 yasina gelseniz bile birileri
    sizden cok onemli seyler isteyebilir.

    Bes : Elestirileri dinlemeyin; yapilmasi gerekiyorsa o isi mutlaka
    bitirin.

    Alti : Geleceginizi yuksek topraklarda kurun.

    Yedi : Guvenlik icin cifter cifter seyahat edin.

    Sekiz : Hız her zaman avantaj olmayabilir. Citalar salyangozlarla
    ayni gemideydi.

    Dokuz : Stres altina girince bir muddet icin kendinizi koyverin.

    On : Nuh'un gemisi amatorler tarafindan yapildi; Titanik ise
    profesyoneller tarafindan.

    Onbir : Allah 'a sığındınız mı istedigi kadar firtina olsun, sonunda
    sizi bekliyen bir gokkusagi bulursunuz.

    hepsine katılmasam da en son maddeyi çok beğendim..(alıntıdır)


  8. #80
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,649
    Tecrübe Puanı
    14
    UYARILIYORUZ !!!

    UYARIYORUZ!

    ALLAH�IN AZABINI HATIRLATIYORUZ!

    ÜZERİMİZDE KARA BULUTLAR DOLAŞIYOR...

    BÜYÜK FELAKETLER KAPIMIZIN ÖNÜNDE SIRASINI BEKLİYOR...

    GÖK...HOMURDANIYOR!

    YER... AYAĞIMIZIN ALTINDAN KAYIYOR!

    BİZLER İSE HALA GAFLET İÇERİSİNDEYİZ, UYKUDAYIZ... BOŞ ŞEYLERLE UĞRAŞIYORUZ.

    İNSANLARIN SURATI ASIK... ÇEVRENİZE BİR BAKINIZ, HERKES BİRER BUNALIM, BİRER STRES YUVASI OLMUŞ... HUZURU KAYBETMİŞ.

    MÜSLÜMANLAR! KENDİNİZE GELİNİZ...

    ZAMAN; AHİR ZAMAN�DIR...

    ZAMAN; ALLAH�A DÖNÜŞ ZAMANI�DIR...

    ZAMAN; TEVBE VE İSTİĞFAR ZAMANI�DIR...

    ��KENDİNİZİ VE AİLENİZİ YAKITI İNSANLAR VE TAŞLAR OLAN CEHENNEM ATEŞİNDEN KORUYUNUZ�� (TAHRİM, 6)

    İYİLİĞİ EMREDİP, KÖTÜLÜKLERDEN SAKINDIRMAK İÇİN GAYRET EDİNİZ!

    ALLAH�I ve UYKULARI KAÇIRAN ÖLÜMÜ AKLINIZDAN ÇIKARMAYINIZ!

    ETRAFINIZA MERHAMET EDİNİZ Kİ; ALLAH�TA SİZE MERHAMET ETSİN...

    HELALLERE ve HARAMLARA DİKKAT EDİNİZ!

    ��SADAKALAR; BEL VE MUSİBETLERİ YOK EDER...�� SADAKALARI ÇOĞALTINIZ!

    EVLERİNİZİ, ALLAH�IN ÂYETLERİNE UYARAK NÛRLANDIRINIZ.

    HAYATINIZI, PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZ (s.a.v)�in GÖSTERDİĞİ YOLDA GİDEREK GÜZELLEŞTİRİNİZ, GERÇEK HUZURA VE KURTULUŞA;

    ANCAK İSLAMI, HAYATIMIZIN HER SAFHASINDA YAŞAYARAK ULAŞACAĞIMIZI UNUTMAYINIZ.

    EVLERİNİZE VE AİLENİZE SAHİP ÇIKINIZ!

    EN BÜYÜK SERMÂYENİZ OLAN ÖMRÜNÜZÜ TELEVİZYON KARŞISINDA TÜKETMEYİNİZ! HER AN ZEHİR AKITAN TELEVİZYON PROGRAMLARI SİZİ CEHENNEME SÜRÜKLEMESİN!

    DİKKAT EDİNİZ! YARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ...

    FELÂKETLER TEPEMİZDE KOL GEZİYOR...

    UNUTMAYINIZ Kİ;

    ��ALLAH�IN AZABI PEK ŞİDDETLİDİR!��

    VAKİT GEÇ OLMADAN KENDİNİZE GELİNİZ, SAMİMİ OLARAK ALLAH (c.c)�tan BAĞIŞLANMAYI DİLEYİNİZ! BAŞKA KAPI YOK...

    AÇIN ELLERİNİZİ MEVLA�YA...

    AÇIN ELLERİNİZİ DUA�YA...

    AÇIN ELLERİNİZİ RAHMETE...

    AÇIN... AÇIN...


Sayfa 10/11 İlkİlk ... 891011 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •