Sayfa 1/10 123 ... SonSon
75 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: dini sohbet

  1. #1
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13

    dini sohbet

    YEMEKTE BESMELE VE ŞEYTAN
    Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor:
    Peygamber aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında hazır olduğumuz vakit.. Allah'ın Resulü başlamadan önce ellerimizi yemeğe uzatmazdık. Bir defa Resulüllah aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında toplanmıştık. Bir cariye, biri tarafından itilircesine gelip elini yemeğe uzatınca, Peygamber aleyhisselâm cariyenin elini tutup onu durdurdu. Ondan sonra bir Arâbî de aynı şekilde itilircesine geldi. Allah'ın Resulü bununda elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldu ve şöyle buyurdu:
    — Muhakkak ki şeytan, Allah'ın ismi anılmamak, yani besmele çekilmemek suretiyle yemeği kendisine helâl kılmaya gayret eder. Bu sebeple bu cariyeyi getirdi ve besmele çektirmeden yemeğe başlatarak, bunun vasıtasıyla yemeği kendisine helâl kılmak istedi. Bunun için cariyenin elinden tutup yemeğe başlamasını önledim. Sonra, aynı sebeple şu ârâbiyi getirdi. Onun da elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldum. Hayatımı kudreti ile tutan Allah'a yemin ederim ki, cariyenin eli ile birlikte şeytanın da eli elimde idi.
    (Müslim, Ebû Davud, Neseî)
    Hazreti Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:
    Resülullah aleyhisselâm sahabîlerinden altı kişi ile beraber yemek yiyordu. Bu arada bu ârâbî geldi ve iki lokma yedi. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm:
    — Eğer şu ârâbî besmele ile yemiş olsaydı yemek hepinize yeterdi, buyurdular.
    (Tirmizî)


  2. #2
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    "Hz. Peygamber’in (s.a.v) İstiğfarı"
    Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileseler, resûl de onlar için istiğfar etseydi, Allah’ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı” (Nisâ 4/64). Demek ki ümmet için en hayırlı tövbe, Hz. Peygamber’in huzurunda yapılan, onun dua ve istiğfarla desteklediği tövbedir.
    Müfessir Fahreddin er-Râzî [rahmetullahi aleyh] bu âyetin tefsirinde şöyle diyor: “Hz. Peygamber ile birlikte yapılan tövbenin faydası, tövbe yapanın istiğfarındaki gaflet ve kusurlarının Resûlullah’ın istiğfarı ile giderilmesi ve ilâhî huzura sahih ve sağlam bir tövbe olarak ulaşmasıdır.”
    "Günahlarımı Kim Taşıyacak?"
    Hz. Ömer [radıyallahu anh] fakirlere, yetim ve dul kadınlara sırtında un taşırdı. Bir defasında onu un taşırken gören biri, “Ey müminlerin emîri, bırakın ben taşıyayım” dedi. Hz. Ömer ona şu cevabı verdi: “Kıyamet günü günahlarımı kim taşıyacak?”


  3. #3
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    "İnsanî İlişkiler"
    Ailemizde, iş yerimizde, sokağımızda, yüz yüze geldiğimiz insanların kimileri bizim gibi düşünen ve davranan, kimileri de farklı insanlardır. Ancak aynı çevrede bulunduğumuz bütün insanlarla muhatap olmak, onlara iyi niyet beslemek, haklarını gözetmek bizim görevimizdir.
    Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] ve onun vârisi rabbânî âlimler, insanlarla ilişkilerine son derece dikkat ederek, toplum içinde aşağılanan insanlara bile iyi davranarak eşsiz bir rehberlik sunmuşlardır. Dolayısıyla bizler de aynı toplum içinde yaşadığımız insanların haklarına dikkat ederek görevimizi yerine getirmek durumundayız.
    "Yemek Âdabı"
    İmam Gazâlî [rahmetullahi aleyh] yemek âdabını şöyle sıralıyor: Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak, besmele çekmek, sağ eliyle ve önünden yemek, küçük lokmalar halinde ve yeteri kadar yemek, lokmaları iyice çiğnemek, yemek yiyenlere gözünü dikmemek, bir yere yaslanarak yememek, misafir veya ihtiyaç sahibi bir kimseyle yemek yerken doyup yemeyi bıraktığında misafirini utandırmamak için özür beyan etmek, tabağın ortasından değil kenarından yemek, yemek esnasında iştah kaçırıcı ölüm ve benzeri konulardan bahsetmemek, Allah Teâlâ’ya hamdetmek.
    "Nimeti Artıran sebep"
    Hz. Ali [radıyallahu anh] şöyle buyurmuştur:
    “Kuşkusuz nimetin artması şükre bağlıdır. Şükür arttıkça nimet de artar. Bu ikisi sanki aynı ipte yan yana durur. Kul şükretmeyi terketmedikçe, Allah Teâlâ da nimetini artırmayı kesmez.”


  4. #4
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    Peygamberimizin hastalıklara karşı okuduğu dualar


    Müslümanlık inancında hastalıklar hususunda önce tedbir alınır. Günün koşullarında hangi tedbirleri almak gerekirse o tedbirler alınır ve Şafii olanın(şifa verenin) Allah olduğu bilinci ile Yüce Allah’tan yardım dilenir.

    Efendimiz (sav) hastalıklar ile ilgili okuduğu duaları sizler için derledik

    Hz. Aişe’den -radıyallahu anh- gelen rivayete göre Resulü Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- kendilerine bir hasta getirildiğinde şöyle duâ ederlerdi:



    Türkçe Okunuşu: Ezhibil-be'se rabben'nasi eşfi ve enteş'şafi la şifae illa şifauke şifaen la yuğadiru sekame.

    Anlamı: Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! Şifâ ver, çünkü şifâ verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Öyle şifâ ver ki hiç bir hastalık bırakmasın.»” (Buhârî, Merdâ, 20; Müslim, Selâm, 46; Ebû Dâvud, Tıbb, 18, 19)

    Yine Hz. Aişe’den -radıyallahu anh- rivayete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz kendisine bir hastanın şifâ bulması için duâ talebedildiği zaman:



    Türkçe Okunuşu: Bismillahi turbetu ardina ve rîkatu ba'dina yüşfe sakimuna bi-izni rabbina.

    Anlamı: Allah’ın adıyla duâya başlarım. Bizim yerimizin toprağı ve birimizin tükürüğü vesilesiyle Allah’ın izniyle hastamız şifâ bulur.»” (Buhârî, Tıbb, 38; Müslim, Selâm, 54; Ebû Dâvud, Tıbb, 19)

    Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz rahatsızlandıkları zaman onu Cibril -aleyhisselam- tedavi eder ve:



    Türkçe Okunuşu: Bismillahi arkıyke min kulli şeyin yu'zike min şerri kulli nefsin ev aynin hasidin, Allahu yeşfike bismillahi arkıyke.

    Anlamı: Allah’ın ismiyle seni rahatsız eden her şeyden sana okurum. Her nefsin veya hasetçi her gözün şerrinden Allah sana şifâ versin. Allah’ın adıyla sana okurum.»” derdi.(Müslim, Selâm 40)

    Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bir rahatsızlıkları olduğu zaman Muavvizeteyn sûrelerini okur, kendi üzerine üfler ve onu eliyle üzerinden silerdi. Ve şöyle buyururlardı:


  5. #5
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    Sadece imtihan

    Yaşarken bazen bize verilen eşsiz özellik “akıl”ı maalesef kullanamamaktayız.Akla işlevsellik kazandıramamak; kıyas yapmaya,şeytan ile savaşa girememeye,nefsin isteklerini kabullenmeye sebep olabilmekte.





    İman eden bir kişi dünyaya bir imtihana tabi olmak için geldiğini bilir. Bu söz ile bilmeyi eğer aklı ile yorumlayıp kalbine indirebilirse bir nevi zafere ulaşılmış sayılır.





    Kişiler kalbe indirme aşamasını gerçekleştirmediği vakit; nefsi ve şeytan karşısında savunmasız kalır ve başlar o komik bahaneleri uydurmaya …





    İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir. (Ankebut 2-3)





    Rabbimiz de kitabımızda bu hususu bizlere böyle açıklamış.Buradan ortaya çıkan sonuç.O bahaneler ile yalnızca kendini kandırırsın…





    Peki bu bahaneler neler ?





    * Burak Bey’in ; herkesin keşke benimde böyle güzel bir işim olsa dediği, Ev Eşyaları satan mağazası vardır.İşleri hiçte fena sayılmaz.Eğer güzel kelimesini kullanır iken ölçüt aldığımız yer dünya hayatı ise sonuç çok güzel bir iş ve hayat olarak çıkıyor. Ahiret açısından düşündüğümüzde ise; durum vahim. Çünkü; Burak Bey Çok para kazanmak için işçilerine az maaş vermek için çabalıyor ve kazandığı paraları faize yatırarak parasını artırdığını düşünmekte. Bu fark ettiğimizde Burak Bey’e ; Sizin gibi akıllı bir insan nasıl olurda bu tip haram işlere başvurur diye soru yönelttik.


    Burak Bey : Artık devir böyle, paramı bankaya koymayıp ne yapıyım? Eğer paramı bankada değerlendirmez isem param değer kaybediyor.


    -- Bu cevaptan sonra birkez daha anladık ki ;


    "Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah'tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır"
    Tirmizî, Kıyâmet 25. Ayrıca bk. İbni Mace, Zühd 31





    --- Burak Bey e cevabımız şöyle oldu. Biz biliyoruz ki Allah(c.c.) bizi her şeyle imtihan ediyor ve bunu kitabımızda açıkça belirtiyor. “Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya 35)


    -- Burak Bey sanırım bu ayeti unuttunuz ?


    -- Hiç okumamıştım ki L


    -- Sorun Anlaşıldı Hayırlı günler ….





    Kollarınızı sağa ve sola doğru açın. Sağ tarafta Rabbimizin bizden istediği husuların olduğunu , sol taraftada şeytan ve nefsin istediği şeylerin olduğunu düşünün. Bahaneniz her ne olursa olsun şeytanın yapmamızı istediği en küçük bir işi yaptığımızda, Allah(c.c.)den uzaklaşır ve şeytan a yaklaşırız. Bu durumu cennetten uzaklaşıp azap yurdu olan cehenneme yaklaştığınızı düşünün. O alevleri, cehennemin daha yokmu içime atılacak seslerini bir düşün.





    *** Merhaba Arzu , nereye böyle heyecanlı heyecanlı ?


    --- Yeni bir işe girdim Eser Bey.Bugün ilk günüm.


    *** Ne işi imiş bu ?


    --- Bir şirketin İnsan Kaynakları bölümünde mağazamızın müşterileri ile bire bir görüşüp sorunlarını dinliycem .


    *** Sadece bayanların mı sorunlarını dinliyeceksin?


    --- J Eser Bey güldürdünüz beni, tabiî ki erkeklerinde dinliycem.


    *** Gün içinde bir çok erkek ile muhatap olucaksın yani ?


    --- Evet. Neden bu kadar konuya takıldınız anlayamadım.


    *** Bu durum dinimize uygun değil.Nasıl olurda Allah’ın hak yolu var iken Şeytan’ın yolunu seçiyorsun.


    --- Ne dediğinizi fazla anlamadım.Fakat bu iş benim küçüklüğümden beri hayallerimi süslüyor.Bu iş için 4 sene üniversite de okudum. Ailemle birlikte gece gündüz çalıştım.


    *** Neeeee … Ailenle mi? Ailendemi destek oldu bu duruma ?


    --- Evet. Hemde büyük rol oynadılar.


    *** Sorun anlaşıldı… Üzücü bir durum.


    --- Nedenmiş o ? Çalışıp para kazanıcam


    *** Dünya hayatının bir imtihan olduğunu unutma.


    --- Eser Bey devir böyle artık.


    *** Rabbimize de bu bahaneyi sunarsın kardeşim. Hayırlı Günler.


    “Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.” (Bakara 155)





    “Ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ateşe sokacağız. Derileri yanıp döküldükçe azabı tadmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Gerçekten Allah güçlü ve üstün olandır hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nisa 56)





    Bize verilen aklı kullanarak.Hayatın bir imtihan olduğunu fark edip.Azap yurdu cehennemden uzaklaşmak duası ile …


  6. #6
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    Kendime mektup
    Aziz,muhterem kardeşim..

    Madem ki İslamın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun,bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun.
    O halde iyi dinle;
    Vazifen dikenler arasında güller toplayacaksın.Ayağın çıplaktır, batacak.Elin açıktır ısıracak.
    BUNA SEVİNECEKSİN.
    Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Musa'ları safına alacaksın.Aldığın için dövecekler.Konuştuğun için zindanlara koyacaklar,
    SEVİNECEKSİN.
    Çöllere sürülürsen kanınla ağaç yetiştireceksin.Kutuplara sürülürsen ısınla sebze yetiştireceksin.
    Yeşilliği sevmeyenler olacak.Yakacak,yıkacaklar.Sen bunu
    SABIRLA SEYREDECEKSİN.
    Karanlık zindanlara salarlarsa,ışık;
    Paslı vicdanları görürsen ümit;
    İmansız kalplere rastlarsan nur vereceksin.Sen verdiğin için suç,sen getirdiğin için ceza,sen konuştuğun için mahkum olacaksın.
    Ve buna ŞÜKREDECEKSİN.
    Anadan,yardan serden ayrılacaksın.
    Candan ,gönülden Kur'an'a sarılacaksın.
    Damla iken deniz,nefes iken tayfun olacaksın.
    Derdini yazmak için derini kağıt,kanını mürekkep edeceksin.
    Kimse ile görüştürülmezler ise, mecnun olup çöllere düşeceksin.Leyla arar gibi nur arayanları bulacaksın.Bulamaz isen üzülmeyeceksin.
    MAKAMLAR,SERVETLER verirlerse NEFSİNİ UNUTACAKSIN.
    Yalan, iftira, çamur fırtınasına tutulur isen,
    HİSSİYATINI TERK EDECEKSİN.
    Önünde demirden set yaparlarsa, dişinle deleceksin.
    Dağları toptan oymak gerekirse,iğne ile oyacaksın.
    Unutma! nerede olursan ol;Küfrün ve cehlin ta temelini çürüteceksin.

    Bir gün Kur'an etrafında ki surların yıkıldığını görür isen;
    Kemiklerini taş,etlerini harç,kanını da su edeceksin.
    Etrafına ilimden,irfandan,faziletten,ahlaktan kaleler dikeceksin.
    Kaleler fedailer ister;
    Nasıl,nasıl sen de içinde fedai olacakmısın?

    Zira bu yola giren;
    Bilir ki bu yol kıldan ince,kılıçtan keskindir.Her kişinin değil ER kişinin yoludur.
    Ey nefsini yenmiş ben. -?-
    Seni bütün ruhumla kucaklar,dualarına mukabele eder,Allahın rızası dairesinde buluşmak üzere kendime yazdığım bu mektuba son verirken;

    Delalete düşen din kardeşlerimin,kısa bir zaman da benim gibi hidayete ermelerini Hazret-i Allah'tan niyaz eylerim.Amin.


  7. #7
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    GÜNLÜK HAYATIMIZ NASIL GEÇMELİ
    Müslüman kardeşim!


    Sabah ezanından önce uykudan uyan.

    Yatağından kalkarken besmele çek.


    Sabah namazını mümkün olduğunca câmide cemaatle kıl.

    Evindeki aile efradını (varsa misafirlerini) sabah namazına kaldır.



    Hergün en az üç ayet ve üç hadisi tefsir ve şerhleriyle beraber oku. Okuduklarını aile efradına dinletirsen evinde bereket hâsıl olur.

    Yemeklerini her öğünde aile efradınla yemeye gayret et.



    Sabahleyin işine giderken Allah'tan helâl rızık talep et.

    Aile efradının tesettürlü olmasına özellikle özen göster.



    Aile fertleri arasında kimseyi uyuntu uyuntu dolaştırma; herkesin bir meşgalesi olsun. Meşgalesizliğe göz yumma.

    Yeme, içme, giyim ve para kazanmak hususlarında Allah'ın ve Rasûlünün koyduğu ölçüleri çiğneme; helâk olursun.



    Dua etmeyi ihmal etme. Bunun için eşref saatlerini kaçırma. Çünkü duâ, mü'minin silâhıdır.

    Bak organların yerliyerince hizmet hâlindeler. Bunun için sana bunları ihsan edene şükretmeyi ihmal etme. Şükrünü eda edemediğin nimetler olabilir ki, elinden alınır.



    Beş vakit namazı câmide cemaatle kılma gayretinde ve azminde ol.

    Namazlarını tadil-i erkân üzere kıl.



    Bildiklerinle amel et. Eğer bunu yaparsan Allah (c.c.) Sana bilmediklerini öğrenecek fırsatlar verir. Bu sayede Allah'ın rızasına erişmiş olursun...

    İtikadı sağlam, ilmi olan, ameli de itikadına ve ilmine uygun olan ilim ehlinin meclislerinde bulun. Nasihatlarını dinle. Feyzinden istifade et. Bu sana dünyada itibar, ahirette cenneti kazandırır.



    Yürüyen Kur'ân ol. Seni gören, dinleyen, seninle olan kişi Müslümanlığı senin yaşayışından öğrensin. Yürüyen Kur'ân olmak demek, Kur'ân'da emredilen şekilde yaşamak demektir.

    Aykırı yaşantı içinde olanları yumuşak lisanla uyar. Olabildiğince kötülüklere engel ol.



    Bulunduğun ortamı Müslümanlaştır.

    Sözünde dur, ahde vefa göster.



    Din kardeşlerinin cenazelerinde bulun. Cenaze yakınlarına başsağlığı dile.

    Sıkıntılı gördüğün kişilere imkânların dahilinde yardımcı ol.



    Akrabalarınla ilgini kesme.

    Komşuluk haklarını ihmâl etme...



    İbâdetlerini Allah'ı görüyor gibi yap. Sen O'nu görmüyorsan da O'nun seni görüyor olduğunu bil.

    Muvaffakıyetlerden biri de ihlâstır. Daima samimi ve ihlaslı ol.



    Kesinlikle gıybet etme. Gıybet edenlerin yanında da bulunma.

    Günah işlenen mekânlarda oturma.



    Daima iktisatlı ol.

    Hiçbir şeyi israf etme... Çünkü Allah (c.c.), müsrifleri sevmez.



    Sevgi ve öfkede aşırıya gitme...

    Ona buna sırrını söyleme.



    Sevdiğini Allah için sev, yerdiğini de Allah için yer...

    Tevbeyi dilinden düşürme.



    Esma-i Hüsna'yı (Allah'ın 99 ismini hergün birçok defalar tefekkürle, tezekkürle oku. Göreceksin bununla maddi-manevi çok şeyler kazanırsın.

    Hergün sesli-sessiz belli sahife miktarı kitap oku.



    Susması fikir, konuşması zikir ve bakması ibret olan kişilikli Müslüman ol.

    Hediyeleşmek muhabbeti artırır; din kardeşlerinle hediyeleş.



    Biliyorsan konuş ibret alsınlar bilmiyorsan sus karakterli mü'min olduğunu bilsinler...

    Yediklerini, içtiklerini oturarak ve besmele ile ye ve iç...



    Herkesin gördüğü yemekleri yeme. Elâlemin göz hakkını yemiş olursun. Bu da seni ibâdet etmekten alıkoyar.

    Gece namazlarını (teheccüt namazını) kıl. Ruhun dinç, vücudun güzel olur...


  8. #8
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    HAYAT KIZMAK İÇİN ÇOK KISA
    Bugün...
    Evet, evet. Bugün, kızgın olduğun kim varsa karşısına geç...
    Onun suratına dikkatle bak.
    Ta, gözlerinin içine...
    Minicik pırıltılar yakalamaya, ifadeleri çözmeye çalış gözbebeklerinde SON DEFA!!!
    Ve onun gözlerinden ayırmadan gözlerini, şu sözü hatırla: O, çok kısa bir zaman sonra ÖLECEK!!!
    Senin için çok kısa zaman ne demektir?
    Üç gün...?!!!!
    Üç gün sonra öleceğini biliyorsunuz artık onun; ama o bilmiyor...
    Davranışın değişir mi ona karşı?
    Üç gün sonra ölecek bir yakınınız sizi kızdırabilir mi???
    Veya ona kızdığın hadise gerçekten kızmaya değer mi?
    Üç gün çok mu kısa..? Onun gönlünü bile almaya yetmez mi?
    O zaman otuz gün sonra onun bir daha gönlünü alamayacağın uzaklığa
    taşınacağını düşün...
    Kabri başında oturup ağlamak mı, yoksa dizi dibinde oturup konuşmak mı
    daha kolay daha az can acıtıcı....
    Bırakalım hadi üç günü, otuz günü...
    O insanın üç yüz, hadi üç bin gün sonra ölecegini hesap edin...
    Çok mu uzun...!
    Bitmeyecek kadar mı?
    Bugün.... Evet bugün bir görünmez gözlük tat gözüne ve çevrene onunla bak
    Ailendeki insanlara bu gözlükle bak...
    Okuldaki veya iş yerindeki arkadaşlarına bu gözlükle bak...
    Ve hatta bu yazıyı, o gözlükle oku; ''YARIN YOK''
    Bugün herkese, heryere ve herşeye dikkatle bak...

    AYNALARA BILE....
    HAYAT; KIZMAK İÇİN ÇOK KISA!!!!!


Sayfa 1/10 123 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •