Sayfa 10/10 İlkİlk ... 8910
75 sonuçtan 73 ile 75 arası

Konu: dini sohbet

  1. #73
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    selam vermek bir duadır

    Bir selam ile selamlandiginiz zaman siz de ondan daha guzeli ile selamlayin; yahut ayni ile karsilik verin. Suphesiz Allah, her seyin hesabini arayandir." [Nisa suresi: 86.ayet]

    Selam; karsidaki insanin Allah'in rahmetinden feyizlenmesi icin bir mu'minin, diger mu'min kardesine yapmis oldugu bir duadir. Bu sebeple dinimizde selam vermek cok buyuk sunnetlerdendir. Kur'an-i Kerim'de de bu konuyla alakali bircok ayet vardir. Mu'minler cennete girerken onlarin selamlarla karsilacaklari belirtilmis, Allah'in Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e bircok yerde selam verdigi anlasilmistir.

    "Ayetlerimize inananlar sana geldiginde onlara deki: Size selam olsun" (El-En'am, 6/54.)

    "Elcilerimiz (melekler) Ibrahim'e mujde getirdiler ve "sana selam olsun" dediler." (Hud, 11/69)

    Ahiret hayatinda da selamlasmanin ayni kelimelerle yapilacagi belirtilir. "Melekler: "Sabrettiginize karsilik size selam olsun..." derler." "Iman edip de iyi isler yapanlar, Rablerinin izni ile icinde sonsuza kadar kalacaklari altindan irmaklar akan cennetlere sokulacaklardir. Orada birbirleriyle karsilastikca soyledikleri soz "selam"dir. (Ibrahim, 14/23; bk. Yunus, 10/10)

    "Onlar meleklerin "size selam olsun. Yapmis oldugunuz iyi islere karsilik cennete girin" diyerek, tertemiz bir sekilde canlarini aldiklari kimselerdir." (en-Nahl, 16/32)

    "...evlere girdiginiz zaman, Allah tarafindan mubarek ve pek guzel bir yasama dilegi olarak kendinize (birbirinize) selam verin. Iste Allah, dusunup anlayasiniz diye size ayetleri boyle aciklar." (Nur suresi: 61)

    'Ey inananlar! Evlerinizden baska evlere izin almadan, selam vermeden girmeyiniz. Eger dusunurseniz bu, sizin icin daha iyidir.' (Nur suresi: 27)

    Selamin Islam toplumunda yayginlastirilmasini emreden Allah elcisi, bir hadisinde bunun toplumsal sonucunu soyle aciklamistir:

    "Ruhumu kudret elinde tutan Allah'a yemin olsun ki, siz iman etmedikce cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikce de iman etmis olmazsiniz. Yaptiginiz zaman birbirinizi seveceginiz bir ameli size haber vereyim mi? Aranizda selami yayiniz."

    hadis-i serifine binaen selam verme dinimizde buyuk bir onem arzetmistir.

    Dinimize gore selam vermek "Selamun Aleykum" veya "Selamun Aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu" demektir. Hanefi mezhebine gore selam vermek buyuk bir sunnet olup, selam almak vaciptir. Bir kisi bir zumreye selam vermisse; o zumreden bir kisi selama icabet ederse herkesin uzerinden vacip hukmu kalkmis olur. Ama kimse selami almaz ise herkes yukumlu olmus olur.

    Gunumuzde kullanilan "hayirli sabahlar", "hayirli aksamlar", "iyi gunler", "iyi aksamlar", "gunaydin" veya "tunaydin" gibi deyimler, selam verilenler uzerinde huzur, guven ve esenlik meydana getirebilirse de "Islam'a ait selam"in yerini tutmadiginda aciklik vardir. Belki bu deyimler asil selamlasmadan sonra dua ve temenni niteliginde soylenebilir.

    Selamlasma dil ile olmalidir. Bu konuda Tirmizi'nin bir rivayetinde Hadis-i Serifte:

    'Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin, cunku Yahudilerin selami parmaklarla isarettir, Hristiyanlarin selami da avuclarla isarettir.'

    denmistir.

    Selam vermek toplumuzda oldugu gibi sadece bir yere girerken degil, ayni zamanda bir yerden cikarken de yapilmasi gereken bir harekettir. Bir yere girerken verilen selamla cikarken verilen selam arasindaki fark bir Hadis-i Serif'te bakin nasil belirtilmis:

    'Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam ikinciden evla degildir. (ikisi de ayni derecede ehemmiyetlidir.) (Tirmizi)

    Bos bir yere, eve veya camiye girdigimizde bile selam vermek sunnettir. Umulur ki; orada bulunan melekler veya mu'min cinler bulunur da; selama cevap verirler.Selam bir duadir; boylece hic bilmedigimiz ve gormedigimiz ama varliklarina inandigimiz meleklerin ve cinlerin dualarini uzerimize almis oluruz.


    Selamlarin en guzeli Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sallalahu alehi ve sellem)'in uzerine olsun.


  2. #74
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    Sakıp Sabancı'nın 48Öğüdü
    1.Nasıl bir “Güç” arıyorsunuz? Onu Bilin. Güce sahip olduktan sonra ise onu iyi kullanın.
    2.Başkasından, özellikle politikacıdan medet, ummayın.
    3.Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün.
    4.Karşınızdakilerin “İnsan” olduğunu hiçbir zaman unutmayın!
    5.İnsanların birer “Makine” olmadıklarını bilin.
    6.Terfi, ödüllendirme ve cezalandırma, başarıya yol açar.
    7.Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adil olun.
    8.“Vicdan Huzuru” başarılı olabilmenin temel şartıdır.
    9.Ayaklarınız her zaman yere bassın. Hiçbir zaman havalarda dolaşmayın. Kendinizi kimseden üstün görmeyin.
    10.Hiçbir işi “Kıyısından Köşesinden Tutmayın”. Yapacağınız iş ne ise, küçümsemeden ona sahip çıkın.
    11.Hayata uyun.
    12.İyilikleri unutmayın. İyilikleri karşılıksız bırakmayın.
    13.Aç gözlü olmayın. “Allahıma Şükür” demesini bilin.
    14.Şans, kader ve kısmet, yararlanmasını bilenler için vardır.
    15.Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.
    16.Dünyanın sizin etrafınızda kurulduğunu sanmayın.
    17.Dostluğa ve arkadaşlığa önem verin.
    18.Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.
    19.Hedefiniz nedir? Onu bilin. Dağılmayın. Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın.
    20.Sağlıklı olun. Sağlık her şeyin başıdır.
    21.Düzenli bir yaşamınız olsun.
    22.Manevi dünyanız zengin olsun. Sonra maddi zenginlik gelir.
    23.Bilgili olun.
    24.Gözünüzü açın.
    25.Risk almayı bilin. Cesur olun.
    26.Güvenilir insan olun.
    27.Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi bilenler ile işbirliği yapın.
    28.Yaptığınız iş farklı olsun.
    29.Müesseseleşin.
    30.İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.
    31.Tasarrufa önem verin. Tasarruf yatırım demektir.
    32.Borç para vermekte, kefil olmakta dikkatli davranın.
    33.“İyiyi” yüreklendirin, alkış verin. “Kötüyü” ayıplayın, ceza verin.
    34. Allah herkese “Bölüşmeyi” nasip etmez. “Bölüşmek” ve “Paylaşmak” kutsal ve keyifli bir iştir. Bölüşmesini bilin. Paylaşmasını becerin.
    35.Kim akıllı üretir ise onun yanında olun. Kim akılsız tüketir ise ondan uzak durun.
    36.Her şeyin bir şeyini, Bir şeyin her şeyini bileceksiniz.
    37.Karınıza ve çocuklarınıza vakit ayırın. Ne kadar yoğun programınız olursa olsun, karınıza ve çocuklarınıza zaman ayırmalısınız. Bu bir zorunluluk değil bir zevktir.
    38.Adınızı temiz tutmaya özen gösterin. Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı isminizi taçlandırsın.
    39.İşbirliği yapacağınız insanları, birlikte çalışacağınız kişileri ve ortaklarınızı seçerken dikkatli olun. Arkadaşlıklarınızı ve dostluklarınızı iyi kurun.
    40.Çıkar uğruna, menfaat bekleyişi içinde, belli kolaylıklardan veya imkânlardan yararlanmak hesabıyla, uygunsuz kişi veya guruplarla ilişkiye girmeyin.
    41.Kişisel çıkar uğruna, geçici kazanç için kimseyi satmayın.
    42.Fikirlerinizden ve değer yargılarınızdan fedakârlık etmeyin. Etmeyin ki önce aileniz ve yanınızda çalışanlar, sonra iş yaptıklarınız ve çevreniz size güvensin.
    43.Şeyh uçmaz. Onu müritleri uçurur. Başarıyı yakalamak, başarıyı sürdürmek, başarıyı ileriye götürmek isteyenler ayaklarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen gösterirler. Çünkü uçan hiçbir şey havada kalmaz.
    44.Hırçın olmayın, hem kendinize hem de başkalarına huzur verin. Hırçınlıklarınızı yenmeye çalışın.
    45.Dost olun, arkadaş olun. Dostunuz olsun, arkadaşınız olsun. İnsan sevdikçe ve sevildikçe mutlu olur.
    46.Yaşamadan ölmeyin. Yaşayarak ölün. Ölümden söz etmek kötü bir şey ama ölüm mukadder son. Her faninin kaderinde var İnsan bu dünyaya bir defa geliyor.
    47.İnsan ölürken yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olurmuş. Son nefesinizde yapamadığınız şeyler için üzüntü duyun.
    48.Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi seçemez.
    Seyyid KEMERKAYA


  3. #75
    Üyelik tarihi
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar
    1,627
    Tecrübe Puanı
    13
    Hiç Kimseyi Hor Görme

    KİMSEYİ HOR GÖRME!



    Rivâyet edilir ki:
    Birgün Îsâ -aleyhisselâm-, İsrailoğullarından sâlîh zannedilen bir kimse ile şehir dışına çıkmıştı. Halk arasında fâsıklıkla meşhûr günahkâr bir adam da büyük bir eziklikle peşlerine takılmıştı. İstirahat için mola verildiğinde bu günahkâr kul, samîmî bir nedâmet ve utanç hâli içinde, gönlü kırık olarak onlardan ayrı bir yere oturdu ve merhametlilerin en merhametlisi olan Hak Teâlâ'nın yüce affına sığınarak:
    "- Rabbim! Şu yüce peygamberinin hürmetine beni affet!" diye duâ eyledi.
    Salih zannedilen kişi ise, onu fark edince küçümsedi, hakîr gördü ve ellerini semâya kaldırıp:
    "Allâh'ım! Yarın kıyâmet günü beni bu adamla birlikte haşreyleme!" diye ilticâda bulundu.
    Bunun üzerine Cenâb-ı Hak Îsâ -aleyhisselâm-'a şöyle vahyetti:
    "Yâ Îsâ, kullarıma söyle; ikisinin de duâsını kabul ettim. Boynu bükük mücrim kulumu affedip kendisini cennetlik kıldım. Halkın sâlih zannettiği kişiye gelince, onu da, benim affettiğim kulumla beraber olmak istemediği için cennetliklerden kılmadım."
    KISSADAN HİSSE:
    İlâhî lânet ve gazaba uğrayanların dışında her ne sebeple olursa olsun Allâh'ın kullarını istihkar (hor görmek), kalbin bir cinâyetidir. Bu cinâyeti işleyenlerse, ilâhî muhabbetten uzak, taş kesilmiş nasipsiz kalblerdir. Esasen bir kimse, başkasını küçümseyip hor görmekle onu alçaltmaktan ziyâde, kendini alçaltıp perîşân etmiş olur. Nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:

    بِØ*َسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ اَنْ يَØ*ْقِرَ اَخَاهُ الْمُسْلِمَ

    "Birinin, din kardeşini hor ve hakîr görmesi, ona günah olarak yeter." (Müslim, Birr, 32)
    Şâir ne güzel söyler:
    Harâbât ehline hor bakma zâhid,
    Defîneye mâlik vîrâneler var


Sayfa 10/10 İlkİlk ... 8910

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •