3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: dini sohbet

  1. #1
    Status : Online
    Üyelik tarihi : 11 Temmuz 2013
    Üye No::1002

    Mesajlar : 799
    Beğendikleri : 0
    Beğenileri : 101
    Tecrübe Puanı : 11

    dini sohbet

    YEMEKTE BESMELE VE ŞEYTAN
    Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor:
    Peygamber aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında hazır olduğumuz vakit.. Allah'ın Resulü başlamadan önce ellerimizi yemeğe uzatmazdık. Bir defa Resulüllah aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında toplanmıştık. Bir cariye, biri tarafından itilircesine gelip elini yemeğe uzatınca, Peygamber aleyhisselâm cariyenin elini tutup onu durdurdu. Ondan sonra bir Arâbî de aynı şekilde itilircesine geldi. Allah'ın Resulü bununda elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldu ve şöyle buyurdu:
    — Muhakkak ki şeytan, Allah'ın ismi anılmamak, yani besmele çekilmemek suretiyle yemeği kendisine helâl kılmaya gayret eder. Bu sebeple bu cariyeyi getirdi ve besmele çektirmeden yemeğe başlatarak, bunun vasıtasıyla yemeği kendisine helâl kılmak istedi. Bunun için cariyenin elinden tutup yemeğe başlamasını önledim. Sonra, aynı sebeple şu ârâbiyi getirdi. Onun da elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldum. Hayatımı kudreti ile tutan Allah'a yemin ederim ki, cariyenin eli ile birlikte şeytanın da eli elimde idi.
    (Müslim, Ebû Davud, Neseî)
    Hazreti Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:
    Resülullah aleyhisselâm sahabîlerinden altı kişi ile beraber yemek yiyordu. Bu arada bu ârâbî geldi ve iki lokma yedi. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm:
    — Eğer şu ârâbî besmele ile yemiş olsaydı yemek hepinize yeterdi, buyurdular.
    (Tirmizî)

    Konu Baslığı:dini sohbet

  2.    Sponsored Links

     


  3. #2
    Status : Online
    Üyelik tarihi : 11 Temmuz 2013
    Üye No::1002

    Mesajlar : 799
    Beğendikleri : 0
    Beğenileri : 101
    Tecrübe Puanı : 11
    "Hz. Peygamber’in (s.a.v) İstiğfarı"
    Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileseler, resûl de onlar için istiğfar etseydi, Allah’ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı” (Nisâ 4/64). Demek ki ümmet için en hayırlı tövbe, Hz. Peygamber’in huzurunda yapılan, onun dua ve istiğfarla desteklediği tövbedir.
    Müfessir Fahreddin er-Râzî [rahmetullahi aleyh] bu âyetin tefsirinde şöyle diyor: “Hz. Peygamber ile birlikte yapılan tövbenin faydası, tövbe yapanın istiğfarındaki gaflet ve kusurlarının Resûlullah’ın istiğfarı ile giderilmesi ve ilâhî huzura sahih ve sağlam bir tövbe olarak ulaşmasıdır.”
    "Günahlarımı Kim Taşıyacak?"
    Hz. Ömer [radıyallahu anh] fakirlere, yetim ve dul kadınlara sırtında un taşırdı. Bir defasında onu un taşırken gören biri, “Ey müminlerin emîri, bırakın ben taşıyayım” dedi. Hz. Ömer ona şu cevabı verdi: “Kıyamet günü günahlarımı kim taşıyacak?”

    Konu Baslığı:dini sohbet

  4. #3
    Status : Online
    Üyelik tarihi : 11 Temmuz 2013
    Üye No::1002

    Mesajlar : 799
    Beğendikleri : 0
    Beğenileri : 101
    Tecrübe Puanı : 11
    "İnsanî İlişkiler"
    Ailemizde, iş yerimizde, sokağımızda, yüz yüze geldiğimiz insanların kimileri bizim gibi düşünen ve davranan, kimileri de farklı insanlardır. Ancak aynı çevrede bulunduğumuz bütün insanlarla muhatap olmak, onlara iyi niyet beslemek, haklarını gözetmek bizim görevimizdir.
    Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] ve onun vârisi rabbânî âlimler, insanlarla ilişkilerine son derece dikkat ederek, toplum içinde aşağılanan insanlara bile iyi davranarak eşsiz bir rehberlik sunmuşlardır. Dolayısıyla bizler de aynı toplum içinde yaşadığımız insanların haklarına dikkat ederek görevimizi yerine getirmek durumundayız.
    "Yemek Âdabı"
    İmam Gazâlî [rahmetullahi aleyh] yemek âdabını şöyle sıralıyor: Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak, besmele çekmek, sağ eliyle ve önünden yemek, küçük lokmalar halinde ve yeteri kadar yemek, lokmaları iyice çiğnemek, yemek yiyenlere gözünü dikmemek, bir yere yaslanarak yememek, misafir veya ihtiyaç sahibi bir kimseyle yemek yerken doyup yemeyi bıraktığında misafirini utandırmamak için özür beyan etmek, tabağın ortasından değil kenarından yemek, yemek esnasında iştah kaçırıcı ölüm ve benzeri konulardan bahsetmemek, Allah Teâlâ’ya hamdetmek.
    "Nimeti Artıran sebep"
    Hz. Ali [radıyallahu anh] şöyle buyurmuştur:
    “Kuşkusuz nimetin artması şükre bağlıdır. Şükür arttıkça nimet de artar. Bu ikisi sanki aynı ipte yan yana durur. Kul şükretmeyi terketmedikçe, Allah Teâlâ da nimetini artırmayı kesmez.”

    Konu Baslığı:dini sohbet

Bu Konudaki Etiketler